Ana Sayfa | Dergi Hakkında | Yayın Kurulu | Telif Hakkı Devir Formu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim  
2019, Cilt 49, Sayı 3, Sayfa(lar) 132-139
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Mersin’de Tüberküloz Plörezili Otuz Sekiz Hastanın Retrospektif Olarak Değerlendirilmesi
Mahmut Ülger1, Nurbanu Kurnaz2, Seda Tezcan Ülger2, Nuran Delialioğlu2, Gönül Aslan2
1Mersin Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Farmasötik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Mersin
2Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Mersin
Anahtar Kelimeler: Tüberküloz, tüberküloz plörezi, kültür, histopatoloji
Özet
Amaç: Tüberküloz plörezi (TP), tüberküloz (TB) lenfadenitten sonra ekstrapulmoner TB’un en yaygın görülen ikinci şeklidir ve gelişmekte olan ülkelerde eksüdatif plevral efüzyonun başlıca nedenlerinden biridir. Bu çalışmada, TP şüpheli hastaların demografik, mikrobiyolojik ve histopatolojik özelliklerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Yöntem: Ocak 2006-Şubat 2018 tarihleri arasında TP tanısı konmuş 38 olgunun klinik, mikrobiyolojik ve histopatolojik özellikleri retrospektif olarak değerlendirildi. TP tanısında altın standart olarak kabul edilen kültür yöntemine ilave olarak çalışmaya, klinik örneğinde aside dirençli basil (ARB) görülen olgular ve/veya histopatolojik inceleme ile TP tanısı konulan olgular dâhil edildi.

Bulgular: TP tanılı 38 hastanın 31 (%81.6)’inde kültür pozitifliği (plevral sıvı %39.5; plevral doku %42.1) ve 30 (%79)’unda histopatolojik inceleme (plevral sıvı %31.6; plevral doku %47.4) ile kronik granülomatöz inflamasyon saptandı. Olguların 5 (%13.1)’inde yalnızca kültür pozitifliği, 3 (%7.9)’ünde ise yalnızca histopatolojik incelemenin pozitif olduğu belirlenirken, 23 (%60.5) olgunun her iki yöntemle pozitif olduğu belirlendi. Hastaların 22’si (%57.9) erkek, 16’sı (%42.1) kadın ve yaş ortalamaları 43 (2-82) olarak bulundu. Olgularımızda en sık rastlanan semptomlar nefes darlığı, öksürük ve göğüs ağrısı olarak belirlendi.

Sonuç: Plevral efüzyonlu olgularda hastanın kliniğine göre mikrobiyolojik ve histopatolojik tanı yöntemlerinin birlikte uygulanmasının, tanı koyma oranını önemli ölçüde arttırdığı düşünülmektedir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Ana Sayfa | Dergi Hakkında | Yayın Kurulu | Telif Hakkı Devir Formu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim