Ana Sayfa | Dergi Hakkında | Yayın Kurulu | Telif Hakkı Devir Formu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim  
2022, Cilt 52, Sayı 3, Sayfa(lar) 202-207
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Rekürren Aftöz Stomatitlerin Etiyolojisinde Herpes Simpleks Virüs-1, Herpes Simpleks Virüs-2 ve Chlamydia trachomatis’in Rolünün Araştırılması
Cem Baysal1, Mustafa Önel2, Emel Bozkaya2, Şükrü Şirin1, Ali Ağaçfidan2
1İstanbul Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Oral Diagnoz ve Radyoloji Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye
2İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Rekürren aftöz stomatit, herpes simpleks virüs, chlamydia trachomatis
Özet
Amaç: Rekürren aftöz stomatit (RAS), oral mukozanın en yaygın ülseratif hastalıklardan biridir. Herpes Simpleks Virus (HSV) RAS’in etkeni olarak gösterilmiş, ancak etiyolojisindeki rolü kesin olarak kanıtlanamamıştır. Bu çalışmada, HSV ve Chlamydia trachomatis’in RAS’in etiyolojisindeki rolünün belirlenmesi ilk kez amaçlanmıştır.

Yöntem: Çalışmaya RAS’lı 25 hasta dâhil edilmiştir. Hastalardan alınan biyopsi örneklerinde HSV Hücre kültürü, Direkt Fluoresan Antikor (DFA) yöntemiyle, C. trachomatis ise biyopsi örneklerinde Hücre Kültürü, DFA ve kan örneklerinde ise ELISA yöntemleri ile araştırılmıştır.

Bulgular: Hiçbir hastanın hücre kültürü ve DFA testi sonuçlarında HSV-1 ve HSV-2 pozitifliğine rastlanmamıştır. C. trachomatis için 25 hastanın örnekleriyle yapılan hücre kültürü ilk pasaj sonunda, üç hastada (%12) kuşkulu/ olası pozitiflik, DFA testleri sonucunda ise 16 hastada (%64) pozitiflik saptanmıştır. C. trachomatis’e ait serolojik test sonuçları incelendiğinde altı hastada yalnızca IgM (%24), altı hastada yalnızca IgG (%24), iki hastada ise IgG ve IgM (%8) antikorları birlikte pozitif bulunmuştur.

Sonuç: Çalışmamızda yer alan hastalarda HSV’nun izole edilmemesinin yanı sıra DFA testi ile de saptanmamış olması, bu etkenin RAS etiyolojisinde rol oynamadığını düşündürebilir. C. trachomatis test sonuçlarından elde edilen pozitiflik RAS ile C. trachomatis’i ilişkilendirmede dikkat çekici olabilir. Bu nedenle, RAS’lerde C. trachomatis’in rolünün başka çalışmalar ile desteklenerek araştırılması gerekir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Ana Sayfa | Dergi Hakkında | Yayın Kurulu | Telif Hakkı Devir Formu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim